ŞİMDİ DE ÇİN’E KÖLE OLMAYALIM!

Batıdan borç bulma imkanları azalınca rotamızı Çin’e çevirdiğimize dair haberler yayılıyor. Borç köleleştirir. Batı’ya kölelikten çektiğimiz yetmedi mi ki Çin devreye sokuluyor?

Arapçada borca deyn denir. Din kelimesi de o kökten türetilmiştir[1].  Doğru din, kişinin Allah’a olan borcuna karşılık üstlendiği görevdir. İnsanlar genelde onu, geri istenmeyecek borç gibi değerlendirir ve dini görevlerine pek dikkat etmezler.

Borcunu zamanında ödemeyene ceza verilir. Faizli sistemde ceza, borcu sürekli artırmak olduğu için bu sistem insanları birkaç zengine kul eder. Allah’tan başkasına kul olmayı yasaklayan İslâm, faizciliği de şiddetle yasaklamıştır.

Kapitalist sistemde bankalar, köleleştirme tuzakları, ekonomistler de onların meddahlarıdır. Onlar medyayı ve ellerindeki bütün imkânları kullanarak insanları bankalara yönlendirirler. Faiz ortadan kaldırılıp bankacılık sistemi düzeltilmeden yapılacak her şey hüsranla sonuçlanır. Çünkü batıl ancak hak ile yıkılabilir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

الَّذِينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَن سَبِيلِ اللَّهِ أَضَلَّ أَعْمَالَهُمْ . وَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَآمَنُوا بِمَا نُزِّلَ عَلَى مُحَمَّدٍ وَهُوَ الْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَأَصْلَحَ بَالَهُمْ . ذَلِكَ بِأَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا اتَّبَعُوا الْبَاطِلَ وَأَنَّ الَّذِينَ آمَنُوا اتَّبَعُوا الْحَقَّ مِن رَّبِّهِمْ كَذَلِكَ يَضْرِبُ اللَّهُ لِلنَّاسِ أَمْثَالَهُمْ

“Allah, ayetleri görmezlikte direnen (kâfirlik eden) ve Allah’ın yolundan engelleyenlerin işlerini hedefine ulaştırmaz.

İnanıp güvenen, iyi işler yapan ve Rablerinden Muhammed’e indirilene inananların da kötü işlerini örter ve durumlarını düzeltir.

Bunun sebebi şudur; ayetleri görmezlikte direnenler (kâfirler) batıla uyarlar. Allah’a inanıp güvenenler ise Rablerinden gelen gerçeğin arkasında olurlar. Allah, insanlara kendi durumlarını işte böyle anlatır.” (Muhammed 47/1-3)

بَلْ نَقْذِفُ بِالْحَقِّ عَلَى الْبَاطِلِ فَيَدْمَغُهُ فَإِذَا هُوَ زَاهِقٌ وَلَكُمُ الْوَيْلُ مِمَّا تَصِفُونَ .

“Yok, hakkı bâtılın tepesine indiririz, onun beynini dağıtır; o da beklenmedik bir şekilde yıkılıp gider. (Ey batıla saplananlar!) Yaptığınız nitelemelerden dolayı çekeceğiniz var!” (Enbiya 21/18)

Hakkın ortaya çıkışı, karanlık bir depoda lamba yakmak gibidir. Fareler, ellerindekini bırakıp kaçarlar. Bunu yapalım da önce halkı ve devleti borçtan kurtaralım. Sonra başka çözümler üreterek dinimizin hak din olduğunu bütün dünyaya gösterelim.

[1]      Ragıp el-İsfahânî, Müfredât, (دين) mad.